Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 
Bilim Felsefesinde Klasik Görüş Ve Eleştirisi
Klasik Görüş Açısından Bilim:

Bilime dönemsel olarak bakıldığında,İlkçağdan Rönesans’a kadar olan döneme ‘Klasik Görüş Dönemi’ denmektedir.

Klasik görüş döneminin bilim hakkındaki temel görüşleri şöyle özetlenebilir:
Bilim bir dünya gerçekliği bilgisine varmalıdır. Birbirinden farklı bilim dalları birbirine indirgenmeli ve parçalı görüşler yerine bir bütün görüş oluşturmalı. Örneğin, sosyoloji psikolojiye, psikoloji biyolojiye, biyoloji kimyaya, kimya fiziğe indirgenmelidir. Böylece fizik tek temel bilim olabilecektir.

Bilimin insandan bağımsız bir özelliği vardır. Bilimsel bilgiler kendi bünyesinde mantığın düşünme kurallarına uygunluk taşır. Buna bilimin ‘keşif mantığı’ denir.

Bilim bünyesinde yanlış bilgiler de bulunabilir. Bunlar zamanla ayıklanarak kalan doğru bilgilerle daha kapsamlı açıklamalar yapılabilir. Doğru bilgilerin birikmesiyle temel bilim ortaya çıkar. Bu bilgiler ile tüm olaylar açıklanabilir.

Klasik bilim anlayışında doğa bilimlerinin tek yöntemi tümevarımdır. Çünkü, bu anlayışa göre olaylarla ilgili genellemeler yapmak ve yasalara ulaşmak yalnız tümevarımla mümkündür.


 
 

Klasik bilim, bilimin ulaştığı sonuçların kesin doğruluğunu kabul eder.

Klasik Görüşe Yapılan Eleştiriler:
1. Klasik bilim anlayışı, bilimsel gelişmeyi, bilimde eski bilgilerin birikimi olarak anlıyordu. Çağdaş bilim anlayışında ise bilimsel gelişmenin sapmalar ve zikzaklar yaptığı, düz çizgi yönünde değil, dairesel hareket yönünde ilerlediği savunulur.

Klasik bilim anlayışına göre doğa bilimlerinin tek yöntemi tümevarım olarak kabul ediliyordu. Çağdaş anlayışa göre ise tümevarımla ulaşılan sonuçlar hiçbir zaman olayların bir genellemesi ve açıklaması değildir, tersine olayların bir betimlemesi ve kataloğudur.

Çağdaş bilim anlayışı tümdengelim ve tümevarımı birleştirerek koşullu-tümdengelim olarak uygular. Buna göre, ön-deyilere tümdengelim işlemi ile, öndeyilerin ait oldukları olaylar da tümevarım işlemi ile temellendirilir.

Klasik bilim anlayışına göre, bilimsel etkinlik bir bilim adamının bireysel etkinliğidir. Oysa, yeni anlayışa göre, bilimsel etkinlik bir topluluk etkinliğidir. Burada, topluluğun dili, değer yargıları, eğitim tarzları büyük önem taşır.
 

Klasik bilim anlayışına göre, bir bilimsel önerme ‘doğrulamak’ yoluyla bilimsel bir doğruluğa sahip olur. Çağdaş bilim anlayışında ise ‘yanlışlama’ nın doğruluktan daha güvenli bir yöntem olduğu savunulur. Örneğin, suyun 100 derecede kaynadığı bilgisinin, suyun kapalı kaplarda ve yüksek yerlerde 100 derecede kaynamadığı yanlışlama yöntemi ile gösterilerek önceki bilginin doğruluğu sınırlandırılmış olur.

Klasik anlayış bilim modeli olarak fiziği görmüş ve buna uyarak bütün bilimler fiziğe benzemeye çalışmıştır. Oysa çağdaş bilim anlayışı bilimde tekçi (monst) bir anlayışa karşı çıkar ve doğadaki farklı olay kesimlerini inceleyen çoğulcu (pluralist) bir bilim anlayışını kabul eder.

Klasik bilim anlayışı bilimin bir gün bütün bilinmezlikleri bilebileceğine kesin bir inanç duyar. Oysa, çağdaş bilim anlayışı bilgimizin sınırlı olduğunu, bir olaylar alanının bilgisi ve bu bilginin de kesin ve mutlak doğruluklara sahip olmadığını öne sürer.
 
 

 

BİLİM FELSEFESİ SAYFASINA DÖN      ANA SAYFA